"Sarhoş olun..." (Charles Baudelaire)
Hep sarhoş olmalı. Her şey bunda; tek sorun bu.
Omuzlarınızı ezen, sizi toprağa doğru çeken Zaman’ın korkunç ağırlığını duymamak için durmamacasına sarhoş olmalısınız.
Ama neyle? ...
Şarapla,
şiirle
ya da erdemle,
nasıl isterseniz.
Ama sarhoş olun...
Ve bazı bazı, bir sarayın basamakları, bir hendeğin yeşil otları üstünde, odanızın donuk yalnızlığı içinde, sarhoşluğunuz azalmış ya da büsbütün geçmiş bir durumda uyanırsanız, sorun, yele, dalgaya, yıldıza, kuşa, saate sorun, her kaçan şeye, inleyen, yuvarlanan, şakıyan, konuşan her şeye sorun; “Saat kaç?” deyin. Yel, dalga, yıldız, kuş, saat hemen verecektir yanıtı size: “Sarhoş olma saatidir! Zamanın inim inim inletilen köleleri olmamak için sarhoş olun durmamacasına!.. Şarapla, şiirle ya da erdemle, nasıl isterseniz...”
...
Şimdi şehirle şarhoş olma vaktidir. Evlerden çıkıp hayata katılmaya yarayacak öneriler için yukarıdaki [ ] içindeki alanlara tıklayın. İyi eğlenceler! Gina Braun
<$Yeni bir yıl, yeni bir yer, yeni bir başlangıç...r><$20.1.09u>
<$Bu sayfayı açtığımda, amacım, İstanbul gibi güzel olabilecek bir yeri sevmememin önüne geçebilmekti. O eskiden yaptığım İstanbul kaçamaklarındaki İstanbul'u görebilmekti. Sandım ki, herkesin sevip benim sevemediğim şu şehirde, meşgaleler bulursam kendime, festivaller, konserler, sergiler ile oyalanırsam hem eski sevgimi yeniden uyandırırım, hem de hayatımı çekilir hale getiririm. Ama sorun bu değilmiş şimdi anlıyorum. Bana gereken, bir blogdan çok daha fazlasıymış... Bundan sonra, sanırım bu sayfayı sadece İstanbul'a adamayacağım. Belki aklımda olan, bir zamanlar gittiğim veya gidilebilecek bütün yerlerin, haberdar olduğum etkinliklerine adayabilirim. Şimdilik küçük adımlar, ufak sözler vereyim. Ve yeni bir başlangıç yapayım.
GinA is an unfold fact. So she keeps her silence, as well. Within all those white silks, without hypocritical useless words... Her story starts with light. She is "light". Although she is lighter than anything, her existence is so heavy with irony. "In principio erat GinA et GinA erat apud dea et dea erat GinA"...
Gina'nın hakkı Gina'ya
Gözlerimi yumup dilek tutsam...
Uzaklıklar olmasın isterdim.
Bu güzel şehir, bu kadar çirkinleşmesin bir de.
Güzel bir fotoğraf makinem olsun, fotoğraflarını çekeyim.
Bir de Asus EEE 900 20g (Aşağısı kurtarmaz) olsun ki ordan burdan Flickr'a fotoğrafları yükleyebileyim.
Materyalist bir insanım, böyle kabul görmek isterim son olarak.