"Sarhoş olun..." (Charles Baudelaire)
Hep sarhoş olmalı. Her şey bunda; tek sorun bu.
Omuzlarınızı ezen, sizi toprağa doğru çeken Zaman’ın korkunç ağırlığını duymamak için durmamacasına sarhoş olmalısınız.
Ama neyle? ...
Şarapla,
şiirle
ya da erdemle,
nasıl isterseniz.
Ama sarhoş olun...
Ve bazı bazı, bir sarayın basamakları, bir hendeğin yeşil otları üstünde, odanızın donuk yalnızlığı içinde, sarhoşluğunuz azalmış ya da büsbütün geçmiş bir durumda uyanırsanız, sorun, yele, dalgaya, yıldıza, kuşa, saate sorun, her kaçan şeye, inleyen, yuvarlanan, şakıyan, konuşan her şeye sorun; “Saat kaç?” deyin. Yel, dalga, yıldız, kuş, saat hemen verecektir yanıtı size: “Sarhoş olma saatidir! Zamanın inim inim inletilen köleleri olmamak için sarhoş olun durmamacasına!.. Şarapla, şiirle ya da erdemle, nasıl isterseniz...”
...
Şimdi şehirle şarhoş olma vaktidir. Evlerden çıkıp hayata katılmaya yarayacak öneriler için yukarıdaki [ ] içindeki alanlara tıklayın. İyi eğlenceler! Gina Braun
<$Bir dönem sancılarla, yarım akılla, yakınmalar ve uzun mesafelerle geçtikten sonra, anladım olmayacak böyle. Azalan derslerden boş bir ders programı yarattım: Salı öğleden sonra, çarşamba öğleden sonra, perşembe öğleden sonra, cuma-cumartesi-pazar hepten boş. Aldığım maaşı teknolojiye ya da uzun vadeli yatırımlara yatırmadan, bu şehrin keyfini süreyim dedim artık kendime. Yoldaşım bir fotoğraf makinesi ve her daim benimle olan vücut bütünlüğümle, şubatla birlikte bu sayfayı doldurmaya başlayacağız. Art-Bul-İstan kentinin gecesiyle ve gündüzüyle... Hele bir de bahar gelse...
GinA is an unfold fact. So she keeps her silence, as well. Within all those white silks, without hypocritical useless words... Her story starts with light. She is "light". Although she is lighter than anything, her existence is so heavy with irony. "In principio erat GinA et GinA erat apud dea et dea erat GinA"...
Gina'nın hakkı Gina'ya
Gözlerimi yumup dilek tutsam...
Uzaklıklar olmasın isterdim.
Bu güzel şehir, bu kadar çirkinleşmesin bir de.
Güzel bir fotoğraf makinem olsun, fotoğraflarını çekeyim.
Bir de Asus EEE 900 20g (Aşağısı kurtarmaz) olsun ki ordan burdan Flickr'a fotoğrafları yükleyebileyim.
Materyalist bir insanım, böyle kabul görmek isterim son olarak.